Şükran Akgün, Türk Mİlliyetçiliği Kültüre Dayalıdır
Yazdığı köşe yazıları ile adından sıkça bahsettiren Şükran Akgün, Emre Şahinol'un hazırladığı, Selin Kılıç'ın sunduğu Bafra Konuşuyor programına konuk oldu.
Muhabir: Milliyetçilik nedir?
Milliyetçilik, insanlara kimlik sağlamak, birlik duygusu aşılamak, onlara aitlik hissi vermek için geliştirilen bir kavramdır. Türk Milliyetçiliği ise, Türk milletine karşı beslenen derin sevginin bir ifadesidir. Kalbinde başka bir milletin gururunu taşımayan, kendisini samimi olarak Türk hisseden herkesin yaşamış olduğu duygunun adıdır.
İnsanların arkadaşlık edinmek, birlikte yaşamak, sistemler kurmak hatta kavga etmek gibi içgüdüleri vardır. Avcılık döneminden tarım dönemine geçtiğimiz zaman dilimi içinde bu duyguları yaşıyorduk. Ama yerleşik döneme geçtikten itibaren 150 kişiye kadar sıkıntısız bir şekilde bu sistemi 'Dedikodu' olarak ifade ettiğimiz terimle sağladık. Ancak buradaki dedikodu ifadesi insanların genellikle yapmış olduğu yanlış davranışları konuşmak olarak nitelendirebiliriz. Bu durumda toplumdaki suç oranları oldukça yüksek olabiliyordu. Toplum 150 kişinin üzerinde olmaya başlayınca sistem bozulmaya başladı çünkü artık insanlar yakın ilişkiler kuramıyordu. Dolayısıyla yakın ilişkiler kurabilmek, birlikte yaşayabilmek ve bir arada yürüyebilmek adına bazı kavramlar geliştirildi. Günümüze kadar gelmiş olmayı başaran en etkili kavram ise milliyetçilik oldu.
Muhabir: Türk milliyetçiliğinin oluşmasında olaylar nasıl gelişmiştir?
Osmanlı Devleti 600 yıllık ömrünün 300 yılını en güçlü devlet olarak yaşamıştır. Sosyal, siyasal, ekonomik anlamda zirveye çıkmıştır. Ancak 18.-19. yüzyıla geldiğimizde, Avrupa'da fikir değişiminin başladığı andan itibaren ve Avrupa'nın sanayisinin yükselmesiyle birlikte Osmanlı Devleti çöküşe geçmiştir. Çünkü Osmanlı Devleti sanayide geri kalmıştır. Bu dönemde Osmanlı devletinin çökmek üzere olduğunu anlayan diğer tebaalar ve diğer ülkelerin kışkırtmalarıyla beraber kendi bağımsızlıklarını ilan etmek istemişlerdir. Ve bu süreçte Osmanlı dönemi en zor günlerini yaşamaya başlamıştır.
Avrupa'da ise o dönemde milliyetçilik ve millet kavramı hat safhada yükselmeye başladı. Bu süreçte Osmanlı Devleti'ndeki Türklerde, Türklük ve Türkçülük kavramını ön plana çıkararak, Türklüklerini hatırladılar. Türk Edebiyatını, Türk tarihini anlatan milli şuurlarını ortaya çıkarmaya başladılar. Sadece Osmanlı'dan olmadıklarını, geçmişe dönük 3000-5000 yıla yakın dönemlerde Türkülüğün olduğunu fark ettiler. Osmanlı'nın tebaasındaki gayrimüslimlerin kendi bağımsızlıklarını ilan etmesiyle Türklük, Türkçülük, Milliyetçilik kavramı da Osmanlı'da oluşmaya başladı.
Muhabir: Her yazı ve söyleşinizde Türk milliyetçiliğinin kültüre dayalı olduğunu söylüyorsunuz? Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Fransa'da kültürel milliyetçilik yapılır, Almanya'da soya dayalı bir milliyetçilik yapılır. Biz Türkler ise Türk milliyetçiliğini savunma ve koruma amacı olarak başlattık. Biz köklü bir tarihin, yüksek bir medeniyetin getirdiği bir milletiz. Dolayısıyla bizler Osmanlı'da Türk milliyetçiliğini yaparken, yeni bir millet kurmak için bunu yapmadık, var olan devleti geliştirebilmek adına yaptık.
Türk milliyetçiliği soya, ırka dayanmaz; bizim Milliyetçiliğimiz ırkçılığa değil, kültüre dayalı bir milliyetçiliktir.
Muhabir: Bu durumu benimsemeyen kesimler, bunun kültüre değil ırkçılığa dayandığını ifade edebilir mi?
Tabi ki edebilir. Ancak bize de şöyle bir cevap vermek zorundayız ki; milliyetçiliğin yıkıcı ve yapıcı olmak üzere iki yönü vardır. Biz Türk milliyetçiliğini aynı mülk içerisindeki birlik ve beraberliği sağlamak adına yapıyorduk. O dönemlerde bazı kavramlar tam netleşmediği için millet kavramı yerine ırk kavramı kullanılıyordu. Mehmet Akif'in İstiklal Marşı'nda, "Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal" dizesinde bahsettiği ırktan kasıt ırkçılık değil, millet ve milliyetti.
Muhabir: Türk milliyetçiliğinin özellikleri nelerdir?
Türk milliyetçiliği içsel özelliğin yansıması, ebedi bir kozmik gerçekliğin yansıtılması, Türk milleti olabilme bilincinin hizmetçilerinden bir tanesidir. Kolektif güçteki artışın ve büyük başarıların bireysel boyutta nasıl çile çektiğidir. Türk milliyetçiliği birbirimizin aklı olmak demektir.
Son olarak şunu söylemek isterim ki, Türk milliyetçiliği ırkçılığa değil kültüre dayalı bir milliyetçiliktir.
HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.