
BAFRA BİR ÖZLEMİN HİKAYESİ
Ayhan Piryol'un kaleminden Bafra bir özlemin hikayesi..
Hani (Şarkıda söylendiği gibi , seninle tattım her mutluluğu, bırakıp gidersen yaşayamam )
İşte böyle bir şey Bafra sevdası. Bir adım atarsınız bir yürüyüş yaparsınız sokaklarında içinize eski anıların havasını çekmeye çalışırsınız.
Yürürken etrafınıza hasret ve özlem dolu gözlerle bakarsınız. Eskiye ait bir şeyler ararsınız da bulamazsınız.
Çetinkaya köprüsünden kızılırmağa dilek taşı atan gelin ve güveyler gelir aklınıza. Hiç yoktan Bafra'nın bu geleneği yaşıyor dersiniz.
Kol kola girip şube caddesinde tur attığınız dostlarınızı ararsınız.
İşte Bafra bu, kimisi hemen kimisi de ellerinde ki kıymeti kaybedince ya da daha sonra kaybolduğun da anlamaktadır.
Çocukken Bafra'nın köy meralarında koyunları otlatırken, ya da çocuksu oyunlar içinde en güzel masalları dinlediğiniz o yemyeşil köy meralarını getirirsiniz gözlerinizin önüne.
Yaz akşamları kapılarının önünde oturup komşularını misafir ederek çay sohbeti yapan Bafralılar'ı hatırlarsınız.
Sofralarında pek çok çökelek, domates, salatalık, peynir, zeytin ve bir bardak çayla kahvaltı sofralarını anımsarsınız Bafra'nın.
Bafra'nın geçmiş uzun yılları bir bir filim şeridi gibi geçer gözünüzün önünden.
Bir gün bakarsınız ki, geriye bir hikayesi kalmış, eski anılarımızın dersiniz.
İşin özü her şey bitiyor ama , insan Bafra'nın hikayesinin ruhunu bırakamıyor.
Gerçekte ise şimdilerde kalan da bize eski hikayesidir BAFRA'nın.
İnsan kayıplarının temelini hep kendi elinle atmış ve yıllar sonra bunun acısını çekmiştir.
Benim için en özel olan Bafra'nın ölmüş ve her zamanda ölü kalacak olan geçmiş anıları
Geçmişi bazen hatırlanmayacaklar listesine sokuyorum. Uzun zaman silinmiş gibi olan Bafra'nın geçmişi hızla yeniden belleğimde canlanıyor.
Ölmüş sandığım , ölü sandığım anılar canlanıyor birden.
Merhaba geçmiş diyorum. Seni yeniden anmak , yeniden yaşatmak veya yaşamak güzel diyorum.
Gözlerimde ki buğulu ıslaklığa bakıyorum aynada. Derin bir nefes alıp verme gibi eski günleri hatırlamak.
Bafra'nın kaybolan anıları, bedenimde uyuşmuş olarak dursada, onca yılların ardından hala ben hatırladıkça çanlar çalmaya başlıyor.
Bu neyin hikayesiydi diyorum bazen. Buram buram anıların hatıraların parfüm kokusu gibiydi izleri.
Bafra'nın son noktasına ayarladım hep aklımı. Yıllarca yaşadığım kentin sokak ve caddelerinin anılarını yeniden yaşatmak için hep zorladım kendimi.
Yazdıklarım bazen hiç olmamış gibi geliyordu , ama aklımdaydı yaşanmışlıklar. Her hatıra her anı bana bir adım daha yaklaşıyordu.
Her evin kapısı açıldığında, her sokakta , her caddesin de karşımda bir anılar abidesi duruyor Bafra'nın.
Bu anıların abidelerini yıksalar da kolay kolay unutturamayacaklar hiç bir zaman anılarımızı.
Hiç bir eski Bafralının hatırlamadığı ve hatırlayamayacağı veya yaşayamadığı bir anısı olmamıştır Bafra'nın içinde.
Bu anıları bu hatıraları anmak keyiflenmeyi sağlar. Eski anılarla, eski hatıralarınızla göz göze gelmek bir başka duygudur.
Bafra'nın kaybedilen geçmişinin maçını, belleklerinizde yaşattıkça, biz bu maçı kazandık dersiniz.
Devasa anıların içinde bulursunuz kendinizi. Yeşilin , gökyüzü mavisiyle birleştiği o mükemmel Bafra'nın Tarihi ve anıları da eklenince belleğinize , yıllarca aynı mahallede aynı sokakta oynadığınız yerler gözünüzden hızla geçer, özlemişim dersiniz.
Hayatınızın sonuna kadar içinizden Bafra'nın anıları çıkmaz.
Filim makarasını geriye sararsınız da Bafra'nın geçmişini geriye saramazsınız o zaman.
Bazen kendim de Bafra'nın anılarını yeniden yaşatmak gücü olmasa da , ben bir şehrin hikayesini sizlere sunabilirim.
Bu şehrin anılarını bir şarkıyı dinler gibi size anlatabilirim sanırım.
Aklımda kalanları, yaşadıklarımı kimseyi kırmadan, kırılmadan, hatta kimseye eğilmeden dimdik bu şehri hiç terk etmeyi düşünmeden aktarabilirim.
Eskiyi anlatmak acı verici olsada , kimine keyif veren anıların, sonradan en büyük acıları yaşatacağını bilerekten.
Hani bir zamanlar Bafra'da dört tekerlekli arabasında sıcacık börek satan ünyeliyi anımsarsınız o zaman. Elma şekeri satan Emrullah dayıyı hatırlarsınız. Okul önlerinde satılan pamuk helvanın tadı gelir aklınıza.
Gazi ilkokulunun önündeki simitçi fırınını tekrardan belleğinize sokarsınız.
Geceleri fırınlardan çıkan sıcacık çubuk ekmeğin içine yağ sürüp tulum peyniri ve pastırmayla yediğiniz anlar takılır aklınıza.
Hıdırellezde renkli yumurtalarla , yumurta tokuşturduğunuzu hatırlarsınız. Hıdırellez sabahı kızılırmağın kenarına dilek tutmak için gittiğinizi anımsarsınız.
Evlerde o gün yapılan yağlı yanıçların mis gibi kokusuıyla piknik yaptığınızı ve akşamda şube caddesinde tur attığınız anılarınız canlanır gözünüzün önünde.
Sele sepet günlerini yaşarsınız doyasıya. Cumhuriyet Meydanında ki bayram törenlerini unutamazsınız bu anılarınızın içnde.
Büyük parkta ki akşam çay sohbetleriniz ve yirmi yedi Mayıs parkında ki anılarınız aklınıza takılır.
Uzun hamamda, Emin dayının şifa hamamında göbek taşında turşulu sarmalı, neşe içinde yediğiniz yemekler gelir aklınıza.
Faytonlarla Bafra'yı gezdiğiniz günlere takılırsınız. Panayırda ki eylencenizin zirvesini yaşarsınız o zaman. Tüm bu anıların içinde gider gelirsiniz.
Kibaroğlu sinemasının beş otuz matinesini unutamazsınız. Sinemanın arasını ve anılarını yaşarsınız yeniden. Eski Cumhuriyet meydanını aklınıza getirirsiniz. Meydan da etrafınıza bakarken, ne kadar eski anılarınız varsa canlanır bedeninizde .
Solmuş bir çiçeğin hikayesini anlatıyorum sanıyorum Bafra'nın.
Karanlık günlerinin en dip kuyusunu görmek için geçmişini tutmak için.
Kapının ardında eşini bekleyen kadınlar gelir hep aklıma. Akşamları işten yorgun argın gelen eşine kapıyı açan kadınları anımsarım.
Bazen de evler de ufak da olsa kavgaların sesini duyarım. Kırılan dökülenlerin sesini duyarım, ancak hiç bir zaman bu kavgaların dışarıya çıktığına şahit olmadım Bafra'da.
Eski neydi? Hani öyle çöpe attıklarımız yada eskiciye sattıklarımızmıydı? Hayır bu öyle bir eski değildi. Çünkü ben Bafra'da hatıralarımla büyüdüm. Eski günleri görerek yaşayarak büyüdüm. Bağımlı olduğum Bafraya tutunarak.
Göz göre göre eski anılarımız ve tarihimiz yok edilse de içimde kalan anılar, bulaşıcı hastalık gibi.
Bafra'nın eski tarihi ile anıları yok edilirken hiç kimse imdat çığlıklarını duymadı görmedi.
Duydu da duymazlıktan geldi. Sonra herkes arkasını döndü bu katliyama sonunu hesaplamadan bilemeden.
Bu kereste fabrikasıyla, Tekel de kapanırken de arkalarını döndüler.
Küskün sokakların , evlerinden ve bacalarından çıkan dumanların da izlersiniz Bafra'nın yanlızlığını, göçüp giden geçmişin izlerini.
Yazmaya başlarsınız o dumanın izlerinde ki anıları ve yaşlı bir adamın gözlerinden bir tanıdık hikaye ararsınız Bafra'nın.
Sabah ezanlarında yaşarsınız acı gerçekleri. Bafra'nın hikayesini yazdıkça hep ibretlik bir hikaye olmuştur benim için.
Halen neler olduğunu anaımsayamadan, yapılanların, yok edilenlerin, geçmişin izlerinin silinmmesinin bir tesadüf olmadığını anlarsınız.
Bafra'dan sökülüp alınan geçmişini asla bir daha geri vermezler.
Vermeye kalksalarda veremezler ki...
HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.